Asıl peyzaj, kalan yüzde doksan beşte başlar.
Kapadokya bir kent değildir; bir bölgedir. Milyonlarca yıl boyunca püskürmeler ve erozyonla, yeryüzünde eşi olmayan bir peyzaja dönüşmüş, küçük bir ülke büyüklüğünde volkanik bir plato. Peri bacaları, mağara kiliseleri, yeraltı şehirleri bilinen unsurlardır. Fakat bölgede hiçbir turistik haritada yer almayan onlarca vadi, resmî olarak kataloglanmamış yüzlerce mağara kilisesi, kazısı süren arkeolojik alanlar ve Hitit döneminden Bizans çağına, oradan bugüne uzanan bir insan coğrafyası da vardır.
Güzergâhların dışına çıkmak başka türlü bir hazırlık gerektirir. Bayrak ve takvim taşıyan bir tur rehberi değil, bir uzman: bölgede yıllar geçirmiş ve onu fon değil metin olarak anlayan biri. Peyzajı, bir jeoloğun kaya katmanlarını okuduğu gibi zamanın, sürecin ve bu belirli yeri üreten belirli koşulların kaydı olarak okuyabilen biri.
Kapadokya’nın kültür dünyası bu tür bir okuma üzerine kuruludur. Bölgenin değerinin öncelikle manzarasında değil; jeolojik, tarihsel ve insani niteliğinde olduğu, doğal olanla inşa edilmiş olan, kadim olanla çağdaş olan arasındaki ilişkinin burada hâlâ yeniden kurulduğu anlayışı üzerine.
Turistik haritada bulunmayan vadiler, peyzajın en okunaklı bölümüdür. Gül Vadisi, Kılıçlar Vadisi ve Güvercinlik Vadisi adlandırılmış olanlardır ve ziyaretçi alırlar. Fakat onların ötesinde, yalnızca yürüyerek ya da atla ulaşılabilen; turizm yazınında adı olmayan, incelenmemiş mağara kiliseleri, kaya oyma sarnıçlar ve Bizans yazıtları barındıran vadiler vardır. Bu vadilerde bir uzmanla yürümek, standart turun tekrarlayamayacağı bir deneyimdir. Uzmanın kilitli bir yere erişimi olduğu için değil; neye ve nasıl bakacağını bildiği için.
Standart güzergâhın dışındaki mağara kiliseleri başka türlü bir karşılaşmadır. Göreme Açık Hava Müzesi en ünlü örnekleri barındırır: Karanlık Kilise, Yılanlı Kilise, Tokalı Kilise. Gerçekten olağanüstüdürler. Fakat müzenin dışındaki kiliseler bazı yönlerden daha da olağanüstüdür. Restore edilmemişlerdir. Freskler temizlenmemiş ya da aydınlatılmamıştır. Renkler kuru Anadolu havasında müdahale görmeden bin yıl ayakta kalmış ve restore edilmemiş hâlleriyle müze kiliselerinin sunamayacağı bir mevcudiyet taşımıştır: çok uzun zamandır burada, el değmeden duran bir şeyin mevcudiyeti.
Cappadocia Dawn Session, turizm altyapısının çalışmaya başlamasından önceki saat etrafında kurulur. Özel bir araç, belirli bir seyir noktası, jeolojiyi ve ışığı anlayan bir rehber. Vadi o saatte sabah dokuzdakinden farklı bir yerdir; tam olarak daha sessiz değil, daha fazla kendisidir. Kimse bakmazken peyzaj ne yapıyorsa onu yapar; milyonlarca yıldır yaptığı aynı şeyi: yavaşça, deniz yönünde aşınmak.
Underground City Private Tour insana ait düzlemi sunar. Kapadokya’nın yeraltı şehirleri, büyük oldukları için değil — büyük olmalarına rağmen — eksiksiz oldukları için antik dünyanın en dikkat çekici mühendislik başarıları arasındadır. Bir topluluğun uzun süre hayatta kalması için gereken her şeyi barındırırlar: yiyecek depoları, su, havalandırma, ahırlar, şarap üretimi ve en alt katlarda bir kilise. Bu şehirleri kuran insanlar soyut bir tehditten saklanmıyordu. Belirli bir tehditten saklanıyor ve sığınaklarını belirli tehditlerin gerektirdiği ciddiyetle kuruyorlardı.
Derinkuyu’ya halka açık saatlerin dışında, en fazla dört kişilik bir grupla ve mimariyi metin gibi okuyabilen bir uzmanla inmek, standart turun tekrarlayamayacağı bir deneyimdir. Standart tur yetersiz olduğu için değil; amacı farklı olduğu için: çok sayıda insanı önemli bir alandan verimli biçimde geçirmek. Güzergâhların dışına çıkmanın amacı başkadır: alanın gerçekte ne olduğunu ve onu kuran insanlar hakkında bize ne söylediğini anlamak.
Turların dışındaki Kapadokya, bilgisiz bir Kapadokya değildir. Başka türlü bir bilgiyle karşılaşılan Kapadokya’dır: daha yavaş, daha özgül ve henüz anlamadıklarıyla birlikte kalmaya daha istekli.
Bu isteklilik, gerçek deneyimin başlangıcıdır.