Bunu irdelemek gerekir. Kelime geri kazanılamaz olduğu için değil; tanımlaması gereken şey gerçekten var olduğu için: sahici ayrıcalık, gerçek nadirlik, herkese açık olmayan erişim. Ne var ki sektörün büyük bölümünün sattığı şey bu değildir.
Gerçek anlamda ayrıcalıklı seyahati fiyat belirlemez. İlk ve en önemli ayrım budur. Çok pahalı olup ödemeye hazır herkese açık deneyimler vardır. Çok daha az maliyetli olup neredeyse hiç kimseye açık olmayan deneyimler de vardır. Aradaki fark maddi değil, ilişkiseldir.
İstanbul’un kültür dünyası bunu açıklamak için iyi bir örnek sunar. Şehrin rezervasyon yaptıran herkese açık kamusal bir katmanı vardır: anıtlar, restoranlar, oteller. Bir de yalnızca güven aracılığıyla erişilebilen özel katmanı vardır: koleksiyonlar, saray odaları, tarihçilerle, zanaatkârlarla ve koleksiyonerlerle kurulan ilişkiler. İkinci katmana paranızla giremezsiniz. Oraya ancak takdim edilirsiniz; takdim edilmek için de içeride olan birinin sizi tanıştırmaya değer bulması gerekir.
Ayrıcalıklı seyahatin gerçek anlamı budur. Daha yüksek bir fiyat değil. Özel jet, uşak ya da manzaralı süit değil. Bunlar satın alınabilir. Satın alınamayansa bir yere gerçekten kabul edilmekten doğan karşılaşmanın niteliğidir: müşteri değil, kelimenin eski anlamıyla konuk olarak görülmek. Bu anlam, her iki tarafa da sorumluluk yükler.
İstanbul’daki Closed Collection Viewing deneyimi bunu somutlaştırır. Hiçbir zaman halka sergilenmemiş özel bir koleksiyona, yalnızca davetle ve önemli sanatla kurduğu ilişkiyi göstermiş konuklar için erişim sağlanır. Koleksiyon beş yüzyıla ve üç kıtaya uzanır. Konum yalnızca katılım kesinleştiğinde paylaşılır. Bu bir ürün değildir. İlişkinin sonucudur: İstanbul’un kültür dünyasıyla yıllar süren temasın, tekrarlanan karşılaşmalarla kurulan güvenin ve belirli bir konuğa evini açmaya değer olduğuna karar veren bir koleksiyonerin sonucudur.
Private Bosphorus Access deneyimi de aynı ilkeyle işler. Özel sipariş edilmiş bir tekneyle Boğaz boyunca, yalnızca davetlilere açık bir geçiş. Yayımlanmış bir program yoktur. Akşam bütünüyle konuğun etrafında şekillenir. Kamusal kayıt tutulmaz. Bu bir tur değildir. Bir düzenlemedir: birbirini tanıyan ya da birbirini tanıyan kişilerce tanıştırılmış insanlar arasında, tanıştırmanın kendisinin anlam taşıdığı bir bağlamda kurulur.
Ayrıcalıklı seyahat, yalıtılmışlık demek değildir. Özel ada, boş plaj, bütün diğer insanların çıkarıldığı deneyim hayali belirli bir lüks türüdür ve yeri vardır. Ancak burada tarif edilen bu değildir. En anlamlı özel deneyimler boş oldukları için değil, dolu oldukları için anlamlıdır: doğru insanlarla, doğru bilgiyle ve doğru dikkat niteliğiyle dolu.
Osmanlı sarayındaki özel bir akşam yemeği, etrafta başka kimse olmadığı için değerli değildir. Karşınızda oturan tarihçinin, içinde bulunduğunuz odayı anlamaya otuz yıl vermiş olması ve ardından gelen konuşmanın başka hiçbir yerde, başka hiç kimseyle, başka bir zamanda gerçekleşemeyecek olması nedeniyle değerlidir. Ayrıcalık mekânsal değil; düşünsel ve ilişkiseldir.
Bu ayrım, seyahat ederken ne aradığınızı değiştirdiği için önemlidir. Ayrıcalık boşluk demekse, başka insanların olmadığı yerleri ararsınız. Derinlik demekse, sizin bilmediklerinizi bilen ve bunları paylaşmaya istekli insanları ararsınız; para ödediğiniz için değil, tanıştırma doğru yapıldığı ve ilişki özenle kurulduğu için.
İkinci tür seyahati bulmak daha zordur. Kredi kartından fazlasını gerektirir. Tanıştırılmaya açık olmayı, sabretmeyi, kontrol listesi olmadan gelmeyi ve deneyimin ne olacağını yerin belirlemesine izin vermeyi ister.
Sonunda ilk tür seyahatin üretemeyeceği bir duygu da yaratır: gerçekten bir yerde bulunmuş olma duygusu. Bir yerle kendi şartlarında karşılaşmış olma duygusu. Bir anlığına ziyaretçi değil, konuk olma duygusu.
Ayrıcalıklı seyahatin gerçek anlamı budur. Bu ayrımı yapmak önemlidir.